🎬 Geç Mi Kaldım?
31 yaşındayım ve oyun geliştirme öğrenmeye sıfırdan başlıyorum. Benim gibi muhtemelen siz de kendinize şunu soruyorsunuz; çok mu geç kaldım?
Ben de sizin gibi düşünüyordum. “Bu yaştan sonra oyun geliştirme mi öğrenilirmiş, millet çocukken başlıyor. Geç kaldık, bu saatten sonra olmaz.” dedim. Ama hayır, geç kalmadım. Hiçbir şey için geç değildir.
Normalde bu videonun konusu “Geç kaldım mı?” sorusuna cevap aramak değil. Bu video sıfırdan oyun geliştirme sürecimi belgelemek ve sizinle paylaşmak için var. Çünkü ben artık geç kaldım diye bahaneler uydurmak istemiyorum, ben artık üretmek istiyorum. Neden sürekli bahaneler arasına sığınıyorum ki, artık buna dur demenin zamanı geldi.
Enis Kirazoğlu oyun sektöründen tanımayan yoktur, Tamindir.com‘da bir dönem kendisiyle çalışma fırsatı bulmuştum. Kendisi saygı duyduğum, sevdiğim bir insan. Sevdiğim bir konuşması vardır, herkese söylerim: “Canın istiyorsa yap, kimse gelip senin koluna girip hadi yapalım demeyecek. Mesela kitap mı yazmak istiyorsun, yap. Bir dönem şunu diyordum oyun yapsam nasıl olur, e yap abi dedim kendi kendime. En azından üret. Ben 10 yıl boyunca telefon kamerasıyla video çektim. Mikrofon da yoktu, telefon mikronuyla kaydettim.“
Üretmek istediğim bir dönemde en iyisi olsun, en iyisi olsun diye diye üretemedim bile. Çünkü bahane uydurdum. Artık bu döngüden çıkmanın vakti geldi.
👤 Ben Kimim?
Ben Oğuz.
Kurumsal bir şirkette webmaster olarak çalışıyorum. Günümün 10 saati işyerinde geçiyor. Kalan vakitlerimi oyun geliştirmeye, üretmeye ve vücut geliştirmeye harcıyorum.
🎮 Neden Oyun Geliştirme?
5 yaşından beridir bilgisayar oyunlarıyla haşır neşir birisiyim. Yanlış hatırlamıyorsam ilk oynadığım oyun Win98‘te Bomberman‘dı. Tabii ki bizim evimizde de bilgisayar yoktu. Zaten o dönemler bilgisayar almak büyük bir olaydı, çılgın dönemlerdi. Misafirlikte susayım diye açtıkları Bomberman ile oyunların sihirli dünyasına vücuduma akıttım.
Yaklaşık 26 yıldır oyun oynuyorum ve şunu söylemek istiyorum. İlk gün kadar heyecanlıyım, hala sevdiğim oyunu beklerken uyuyamıyorum. Fragmanlarını izliyorum, sızıntılarına bakıyorum. Çıkışı için son saniyesine kadar bekliyorum.
Üniversite 1. sınıftayken HacknBreak isimli bir etkinliğe katılmıştım. Orada oyun motorlarıyla ve oyun yapımıyla tanıştım. O dönem acayip şaşalı geliyordu, minik bir platform oyunu yapmıştık. İzlerken büyülenmiştim, o dönem gaza gelip biraz ilgilendim. Ama sonra bıraktım, uzaklaştım.
Geçtiğimiz yıl dosyaları temizlerken ilk yaptığım oyunun videosunu gördüm. Neden tekrar başlamıyorum dedim. Mayıs 2025‘ye başlayan oyun geliştirme öğrenme sürecim hızla devam ediyordu, ta ki oyun yasasına kadar. İnanılmaz moralim bozuldu, adeta çöktüm. Bunalıma girdiğimi söylesem yalan olmaz. Gerçekten inanılmaz kötü bir süreçti benim için, eminim sizler için de öyledir. Hepimizi yıktı attı.
O dönem oyun geliştiren başka bir arkadaşım bana şunları söyledi, hiç unutmam: “Çok kafaya takıyorsun abi böyle şeyleri, hiç gerek yok. Sen şimdi üretmeyi kesersen sadece sen kaydedersin, aksine şimdi daha çok üretmen lazım.”
Bu konuşma beni hayata döndürdü, dedim gerekirse sıfırdan bir daha başlarım. Çünkü biliyorum ki yapmamanın verdiği pişmanlık beni çok daha üzecek.
⚙️ Şu An Ne Yapıyorum?
Şu anda Unity ile oyun geliştirmenin öğrenme sürecindeyim. En baştan yavaş yavaş ilerliyorum.
Genelde ilerlemem şu şekilde oluyor: Kursları izledikten sonra, o projeyi alıp yeni mekanikler ekleyip bambaşka noktalara çıkarmaya çalışıyorum. Yani kursu tamamıyla izleyip, aynısını yapmıyorum. Bunun yararı olmadığını aksine zararı olduğunu tecrübeyle sabit bir şekilde söyleyebilirim. Bu şekilde öğrenmek inanılmaz işime yarıyor. Evet, öğrenme sürecimi belki yavaşlatıyor, ama böylesi benim için daha iyi. Çünkü 2 gün sonra bu neydi yav demek istemiyorum.
⚠️ Zorluklar ve Gerçekler
Burada tabii zorluklar deyince aklınıza muhtemelen öğrenirken yaşadığım zorluklar gelecektir. Aslında öyle değil.
Üniversitede öğrenmeye çalıştığımda, bir hata aldığımda saatlerce o sorunu çözmeye çalışırdım. Bazen günlerce. Çünkü yardım alabileceğin ortamlar sınırlıydı, işte o dönemler forumlar vardı, Discord vardı. Oralardaki insanlara sorardım, onlar da hemen cevaplayamazlardı elbette.
Şu anda öğrenme sürecinin daha kolay olduğunu net bir şekilde söyleyebilirim, çünkü yapay zeka var. Ben yapay zekayı pair programming ve mentör olarak kullanıyorum. Mekanikleri onunla planlayıp, sistemleri bana öğretmesini istiyorum. Bana kod vermiyor, bana metot anlatıyor. Gerisi bende.
Benim için esas zorluk: zaman. Oyun geliştirme mecburiyetten benim için şu an için hobi olmak zorunda. Çünkü hayatımı idare edebilmek için çalışmam gerekiyor. Günde 10 saat mesai yaptığım kurumsal bir iş yerinde çalıştığımı söylemiştim. Üzerine bir esnek mesai saatleri gibi belirsiz bir ifade yer aldığı için günümü planlamak daha da zor hale geliyor. Günlük 10 saat mesai, 2 saat spor, egzersiz, 3 saat yemek ve zaruri ihtiyaçlar derken bana kalan vakit 9 saat. Bunun bazen 6-7 saati uykuya gidiyor. Kalan vaktim inanılmaz az. Bunu da oyun geliştirmeye adamaya çalışıyorum.
🎯 Hedefim Ne?
Bazen yorgun oluyorum, uykumu azaltıyorum. Ama bunların hepsi sevdiğim işi tam zamanlı olarak yapabilmek için. Hedefimiz bu ve bu yolda sonuna kadar gitmek istiyorum. Belki başaramam, ama en azından neden yapmadım pişmanlığını hissetmem.
👋 Kapanış
Buraya kadar izlediğin için çok teşekkür ederim. Bu video aslında bir başlangıç videosu, bundan sonraki süreci paylaşmaya devam edeceğim. Yaptığım her oyunu, her hatayı ve öğrendiğim her şeyi… Çünkü şuna inanıyorum, bu yolculukla en önemli şey kesinlikle sonuç değil, süreç. Görüşmek üzere, kendinize iyi bakın.
